Blog

Azın Bereketi

Zaman hızla akıp ilerliyordu.

İnsanlık ortak bir dertte birleşmişti.

Yaşlısı-genci, çocuğu-yetişkini, çalışanı-çalışmayanı herkes aynı dertten muzdaripti.

Çabalayan ve mücadele edenin derdi de buydu.

İstekleri arasında kaybolanın da,

Çok çalıştığını zannedip oyalanan ve oyalayanın da…

 

Dünyayı çepeçevre saran bir kıtlık vardı.

İnsan artık vakit fukarası olmuştu.

Herkes sürekli bir yerlere koşturuyor ancak çok azı ne için ve nereye koştuğunu biliyordu…

 

İmkanlar eskiye göre artmıştı.

İnsanlar her istediği an her istediği bilgiye ulaşabiliyordu.

Bir tuş ile dünyanın herhangi bir yerinden istediği ürün veya hizmeti ayağına getirtebiliyordu.

 

Ama ne oluyordu da bu kadar imkânın içerisinde halen bir şeyler yetişmiyordu?

Çoğu insanın zihninde yapılması gereken çok iş vardı ama çok azı gerçekleşebiliyordu.

Gün, bir dakikalık kum saati süresince başlıyor ve bitiyordu sanki…

 

Peki nasıl çözüm üretmeliydi insanoğlu?

 

Azaltmalıydı…

Aza hürmet etmeliydi…

Azın bereketine kavuşmalıydı…

Azalta azalta daha sade, daha gerçek yaşamalıydı hayatı…

 

Neyi azaltarak başlayabilirdi ki?

Gün doğumu sonrasındaki uykuyu,

Gün batımı sonrasındaki beslenmeyi,

Gün içerisinde kullanılan eşyaları,

Cebindeki düşman ile geçirdiği vakitleri (youtube, instagram, facebook, pinterest vb),

Zihnindeki ardiyeyi…

 

Azalmalıydı…

Azaltmalıydı…

Azdaki çoğu yakalayabilmeliydi…

 

Neydi azdaki çok olan?

Neyi çoğaltmalıydı zıddında insan?

Gerçeği daha fazla içine alabilmeyi,

Hayatı daha çok izlemeyi,

Düşünmeyi, idrak edebilmeyi, fark edebilmeyi…

 

Azalmalıydı…

Azaltmalıydı…

Azdaki çoğu gerçekleştirebilmeliydi…

Birçok şeyi sığ sığ değil de az şeyi derin derin yaşayabilmeliydi…

 

Şükrü, sabrı, duayı, tebessümü…

Her şeyi ve herkesi O’nda bulabilmeyi…

O’nun verdiklerine ve vermediklerine razı gelerek yaşamayı çoğaltmalıydı…

 

Azaltmalıydı…

Azın bereketine kavuşabilmeliydi…

Nerede azalıp, nerede çoğalacağını kavrayabilmeliydi insan…

 

Bedeli çok olup, isteği az olmalıydı ki; cömertlikte cesur olabilsin…

Bedeli gizli olup, paylaşırken şükrü çok olmalıydı ki; halilliğinin kıymeti olsun…

 

Aza hürmet etmeli ve daha gerçek, daha az, daha sade olmalıydı ki;

Varlığı ile batın,

Delilleri, ispatları, örnekleri ile zahir olabilsin…

Bu gönderiyi paylaş

Comments (6)

  • Pınar Yenilmez cevap

    Öyle güzel ihtiyaç gideren bir makale ki insanı harekete geçirip sadelesmeye direk başlattı ALLAH razı olsun iyiki varsınız iyiki…

    22 Haziran 2022 , 17:18
  • Mustafa cevap

    Hocam yüreğine sağlık neguzel anlatmissin.insan aradığını bulması için eksiktmeli eksiltmeliki bereketi ve mutluluğu yakalayabilsin

    22 Haziran 2022 , 22:31
    • Tülay Yanıkoğlu Yazıcı cevap

      Azlatınca eksiliyorız zannediyoruz, bu bir yanılgı, bir ilizyon. Hayatımızdaki fazlalıklardan kurtulunca hafifleriz, rahatlarız. Ancak günümüzde bize tam tersi söyleniyor, empoze ediliyor. Bu oyna gelmemeli azın bereketini hayatımıza almalıyız.

      7 Temmuz 2022 , 17:56
  • M. Sarın cevap

    Azaltmak ve sadeleşmek için ne çok sebep sunuyor. Emeklerinize sağlık…

    25 Haziran 2022 , 08:42
  • Hatice Ferahkaya cevap

    Azın bereketli olduğuna inanmaya başlayınca hayatımızın dizaynı tamamen değişiyor. Ama inanmak için önce biraz sadeleşmek lazım 😉

    29 Haziran 2022 , 07:54
  • SKuzeyi cevap

    Günümüzde anlatılması ve anlaşılması zor olan az mı? Azla nasıl olacak ki? Bir de anlasak şifanın zıttında olduğunu…Bu gerçeğe erişmek için denemeye değer…

    20 Temmuz 2022 , 11:00

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.